TABULARA, TALANA, YALANA 

 BALTA 

 

+

 IRKÇILIĞA, SÖMÜRÜYE, ŞERİATA

 HAYIR!..

+

Sorumlusu: Av. Hayri BALTA

+

e-posta: hayri@bilgebalta.com

Site adresi: www.bilgebalta.com

+ 

49 YIL 9 AY 21 GÜNLÜK BİRLİKTELİĞE

KONULAN

SON NOKTA

+ 

 

 

A.

Ankara Büyükşehir Belediye

Başkanlığı/Mezarlıklar Müdürlüğüne / Ankara.

Ayhan Onay’dan

B.

Bilge Balta Eşini Kaybetti

C

Canım Annem

D.

Dr. Cengiz Buker’den

E.

Ekspres Gazetesi’nden

Elinize Sağlık.

Eşime

Eşime Mektupla İlan-I Aşk

F.

Fevzi Günenç’e

Filiz Ergin

G.

Gülten Adlaş’tan 1

Gülten Aldaş’tan’tan 2

H.

Hüdai Yavalar’ Dan

İ.

İlhan Arsel’den

K.

Kamil Kocalar’dan

Kim Utansın Usta’m?

 

M.

M. Ali Diyarbakırlıoğlu’ndan 1 

M. Ali Diyarbakırlıoğlu’ndan 2

Mehmet Teceren’den

Merhaba Baba, 

Mezarlıklâr Şube Müdürlüğü’nden

Murat Güreş’ten

Mustafa Kemaloğlu’dan

Müslümanlık Bu Değildir

N.

Nesrin Özyaycı’dan 1

Nesrin Özyaycı’dan 2

Nesrin Özyaycı’dan 3

O.

Onsuz Geceler Nasıl Oluyor?

Orhan Yalkın’dan

R.

Rahmetine Kavuşdu

Rıza Karaca’dan

S.

Sayın Celal Koral Beşiroğlu

Sevgili Bilge Ustam,

Soruşturma Sonucu

T.

Tansel Semir’den

Türkcelil

V.

Varsa Okuyanlarıma Açıklama

Y.

Yeniden Başlarken

 

X

BİLGE BALTA EŞİNİ KAYBETTİ

 

Gazetemiz yazan Avukat Hayri Bilge Balta'nın acı günü.

 

Hayri Balta'nın eşi Meliha Batta hayatını kaybetti.

Yazarımız Bilge Balta 2 ay önce Geçirdiği kalp krizi sonrası yazılarına ara vermişti.

Meliha Balta'nın ölümü ailesini büyük üzüntüye boğdu.

Ekspres Gazetesi olarak Meliha Balta'ya Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.

Gaziantep Ekspres Gazetesi. 19 Ocak 2007

+ 

X2 

RAHMETİNE KAVUŞDU

 

HAYRI BABA YENER İÇİN AĞLAMA

YENER HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞDU

AH ÇEKİPDE CİĞERİNİ DAĞLAMA YEİNER

HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞDU

 

YENER ABLA ÇİLE DOLDURUYORDU

HALİNİ TANRIYA BİLDİRİYORDU

ÇOK ÇEKDİRME BENİ GÖTÜR DİYORDU

YENER. HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞDU

 

HAKKIN DİVANINDA YÜZÜ AK OLSUN

YATDIĞI YER GÜLGÜLÜSTAN BAĞ OLSUN

GÖNÜL DOSTLARININ BAŞI SAĞ OLSUN

YENER HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞDU

 

NEBİ, VELÎ İNSAN DOĞUP ÖLÜYOR

GERÇEK ESER ÖLMEZ BAKİKALIYOR

SIRA DOLANARAK BİZE GELİYOR,

YENER HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞDU

 

KUL HASANIM HAK YOLCUSU YORULMAZ

GERÇEK KULDAN SORGU SUAL SORULMAZ

GELICİDEN GEL OLURSA  DURULMAZ

YENER HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞDU

HALK OZANI KUL HASAN (HASAN GÖREN)

SAYGI İLE SUNAR.

+

ON DOKUZ OCAK-2007-CUMA

X3 

EŞİME MEKTUPLA İLAN-I AŞK

 

Bak karıcığım sen gittin

Ben yalnız kaldım buralarda

Gece yattığımda

Sana olan aşkımla

Hep sen yaşadın hatıramda İnan buna

Üzülmeyesin diye

Bıraktım seni gurbet ele

Ama kalbim seninle.

 

Benim sevgili karim

Seninle bahtiyarım

Sensiz ne yaparım

 

Sen olmadın birkaç gün

Ne oldu bak, gör halim

Gittin gideli gitmedi gözümden

Gece gündüz hayalin

 

Ne yaptım sana ben karıcığım

Elimde ki imkânlarla

Koştum geldim yuvama

Bak sağa sola,

Bulabilir misin benim gibi koca

Dört Kasım'da düştün yola

Sorarım sana

Benden kıymetli mi idi o Ankara

 

Gördün işte her yerim yara

Yaralarımı sen sarardın ya

Bak karıcığım sen gittin

Ben yalnız kaldım buralarda

 

Sana olan aşkımla

Yatağımda dönüp durdum sağa sola

Hep sen vardın rüyalarımda..

İnan buna

 

Üzülmeyesin diye bıraktım seni gurbet ele

Fakat sen gittinse de kalbim seninle

Niçin yalnız bıraktın beni buralarda

Hiç mi acımadın bana

Neden bıraktın beni göz göz yaralarımla

 

Ne ise, gittin gelemedin

Durumundan haber vermedin

Bir mektup olsun yazmadın

Diyelim fırsat bulamadın

 

Ama niçin hatırlamadın

Niçin bir satir olsun mektup yazmadın?

Sana inanmasaydım

Sadakatine kanmasaydım

O seni götüren treni

Parçalardım

 

Sen duymadın

El alem ne dedi:

"Hayri dedi, karıcını besleyemedi..."

"Yok!" dedi öteki "iyidir Hayri...

Ama eşi Hayri'nin yaralarından bezdi..."

Bir başkası "Baltaların gelini kocasını sevmedi..."

Kimi dedi "Küstü..."

Kimi de dedi: "Aklına esti de gitti..."

Söyle karıcıcım doğrusu hangisi?

 

Bilirsin sen ben nasılım

Dedikleri gibi fena mıyım

Niçin beni üzdün

Niçin gittin

Gittin hadi

Niçin mektup yazmadın

Diyelim ki yazamadın

Başkasına da mi yazdıramazdın

Ejder'e, bilmem daha başka bildiklerine

 

Söyle, olur mu böyle

Alay mı edersin yoksa benimle

Benden kıymetli mi idi

O Ankara, o dayı, o teyze...

HB. 4.12.1957

 

X4 

EŞİME

 

Hani sen bana

Derdin ki "Şiir yazsana..."

 

İşte şimdi geldi, İlham perisi.

Ve dedi ki: "İşte yaz şimdi, eşinin istediği şiiri..."

 

Her iş gelir elinden

Herkes memnun diktiğin dikişten

 

Karıcığım, hayat arkadaşım

Daha ne kadar sensiz kalacağım

 

Sevmiyorsan beni,

İsterim söylemeli

Zorluk çıkaracak değilim...

"Hadi git, güle güle!.." derim, bilirsin beni.

 

Severim seni, sen beni sevmesen de...

Gel artık daha çok gecikme...

 

Radyomuz yok, hatırlatıp durma

Bilirim, karyolamız da yok, yatak odamız da

Yatarız yer yatağında

Bir mangalımız bile yok, pişirip de çay kahve içecek

Çay, kahve yok da var mı diğer yiyecek...

 

Yağ da yok, peynir de,

Öte yanda bulgur da yok, simit de

Biliyorum, hiçbir şeyimiz yok

Hiç olmazsa birleşelim sevgide...

 

Yağmur demedim, çamur demedim

İstasyonda bekledim

Bu gece mutlaka gelir dedim

Dört haftada tam dört kere

Saatlerim geçti beklemekle

Gelmedin acaba niyetin ne?

HB. 7.12.1957

 

X5

 

        ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

MEZARLIKLAR MÜDÜRLÜĞÜNE

ANKARA.

25.1.2007

 

Karşıyaka mezarlığının girişinde “Mezarlık personeline bahşiş vermeyiniz” dendiği halde; ölüyü toprağa verdikten sonra görevlilerin hepsi, sineklerin leşe üşüştüğü gibi, bahşiş için ölü sahiplerinin başına üşüşüyor.

İmamlar; ölüyü toprağa vermeden önce ölüm raporunu istiyor; ama bahşiş almadan ölüm raporunu iade etmiyor… İmamlar; bahşişi az bulursa surat asıyor, suratı ile ölü sahiplerini dövüyor, ölüye ve yaptıkları işe zerre kadar saygı duymuyor. O kadar ki, görevliler,  bahşiş vermeyenlerin mezar yerini bildiren çıtaları ve geçici taşları ölü sahipleri gittikten sonra topluyorlar. Dahası toprağı yeni atılmış mezarların üzerlerinde saygısızca dolaşıp para paylaşımı yapıyorlar. Bir önemli husus daha var ki imamlar, insanlara yukardan bakıyor ve cemaati azarlıyor.

İmamlara ve görevlilere yaptıkları işin karşılığı verilmek isteniyorsa; bunun; mezar parası alırken, “mezarlık görevlileri ödeneği” adı altında mezar parasına yanında alınması daha iyi olur kanaatindeyim. . Böylece ölü başında dine aykırı (Bak:aşağıdaki ayetler…) bu bahşiş kargaşası olmaz.

Kaldı ki Kuran’da şöyle emreder: ”… de ki sizden bir ücret istemiyorum” ve yine “Sizden ücret alanların ardına düşmeyin” (K. 6/90. 10/72. 11/29 51. 25/57. 26/109., 127, 145, 164, 180. 34/47. 42/23) Daha bunun gibi onlarca ayet var.

Bir de şu var: Türk halkı bu gün kutsal kitabi Kuran’ı Türkçe’sinden okuduğu halde; imamlar Türk’ün ölüsü başında Arapça dua ediyorlar ve bundan kimse bir şey anlamıyor. Oysa Türk vatandaşı bir gayr-i Müslim öldüğünde papazlar, hahamlar Türkçe dua okuyarak ölülerini toprağa veriyor.

Hıristiyan’ın, Yahudi’nin; ya da bir Ermeni’nin, Rum’un ölüsü Türkçe dua ile toprağa veriliyor da; bir Türk’ün ölüsü, niçin anlamadığı bir dil olan Arapça ile toprağa veriliyor. Ne zaman dilimize sahip çıkacağız?, ne zaman bundan rahatsız olacağız?..

İmam ve görevlilerin; din ve ahlak dişi bu davranışlarına bir çeki düzen verilmesi ve ölü başında okudukları duaların Türkçe yapılması zamanı gelmiştir.

Mezarlığınız imamları ile görevlilerinin bu davranışları herhangi bir televizyon programında yayınlandığında; bu durumdan, en çok zararı görecek olan siz yöneticiler olacaktır. 19.1.2007

Saygılarımla,

Av. Hayri Balta

Av. Hayri BALTA,

MESA, 12. Cad. 270. Sok.

Horonkent Sitesi. 6/10

06370. BATIKENT/ANKARA

ANKARA.

 

X6 

Elinize sağlık.

Bu metni (altına imzamı koyup) İstanbul'daki yetkililere ulaştırmak için izninizi istiyorum.

Celal Koral Beşiroğlu, 15.2.207

 

X7 

Sayın Celal Koral Beşiroğlu,

Önce sevgi. Beğendim yazımla ilgilenmeni.

Ancak, bir başkasının yazısı altına imza koymanı başına kakarlar. İyisi mi yukarıda yeniden düzeltilmiş şekliyle ve benim imzamın yanına sen de imzanı katarak; değil İstanbul'daki yetkililere, eğer mümkünse, İstanbul'da ulusal basında köşe tutan aymaz aydınlara da ulaştırmanı rica eder yeniden sevgiler sunarım.

Av. Bilge Balta, 15.2.2007 

X8 

Merhaba Baba,

Sabah söylemeyi unuttum, telaştan, yazın ne güzel olmuş, insanlar yaptıkları ile dedikleri arasında ne kadar da çelişiyorlar değil mi?.

Yazından çok daha anlamlı bence ne oldu bu arkadaşlara adlı notun...

YENER BALTA, 25.12.2006

X9 

ANKARA

T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

BAŞKANLIĞI

SAĞLIK İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI

(Mezarfiklâr Şube Müdürlüğü)

 

SAY1 .  M.06.0.BBB.0.09.08.00/56/296 – 1468

KONU:                                                                                                  Sayın : Av. Hayri BALTA (Mesa 12.Cad.270.Sk.Horonkent Sit 6/10)

Batıkent/ANKARA

 

İlgi: 19.01.2007 Tarihli dilekçeniz.

 

İlgi dilekçenizde belirttiğiniz gibi Mezarlığımızın çeşitli yerlerinde personele bahşiş verilmemesi konusunda uyarı levhaları bulunmaktadır. Defin alanlarında görev yapan işçi ve imam personel, dilekçenizden sonra bahşiş almamaları ve cenaze yakınlarına daha saygılı olmaları hususunda bir kez daha uyarılmışlardır.

Mezarlıklar Müdürlüğümüzde cenazeler defin edilirken, Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler kendi dini gerek ve geleneklerine göre yakınlarının arzularına göre dini merasimlerle defin edilmektedirler.

Mezarlık görevlilerinin hepsi "sineklerin leşe üşüştüğü gibi bahşiş için ölü sahiplerinin başına üşüşüyor" benzetmenizi fedakarca görev yapan tüm personel adına reddediyor ve iade ediyoruz.

Bilgilerinizi rica ederim. 14.3.2007 

X10 

ANKARA

T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞI

(Mezarlıklar Şube Müdürlüğü)

 

SAYI:  2007 / 419             

KONU:  Karşıyaka Mezarlığı

  Av. Hayri BALTA

(MESA, 12.Cad.270.Sok.

HoronkentSitesi.6/10)

06370

Batıkent/ANKARA

 

İlgi:19.01.2007 tarihli dilekçeniZ.

Karşıyaka Mezarlığındaki görevliler hakkında, ilgi dilekçenizdeki iddialar ile ilgili inceleme tamamlanmış olup, inceleme sonucunda düzenlenen raporda yer alan görüş ve öneriler doğrultusunda Başkanlık Makamından 21.03.2007 tarih ve 2007/325 sayılı Onay alınmıştır.

Söz konusu Raporda;

"Karşıyaka Mezarlığı güvenlik görevlilerinin bir süredir, çıtacı diye tabir edilen kişilere karşı mücadele ettikleri ve 06.11.2006, 01.02.2007 ve 03.02.2007 tarihlerinde polis ekipleriyle birlikte uygulamalar yaptıkları,

Güvenlik elemanlarının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ayrı ayrı yazdıkları ve 20.02.2007 tarihinde işleme alınan dilekçelerinde,

Bir süredir defin sırasında vatandaşları sürekli rahatsız eden ve cenazeler defnedildikten sonra, hiçbir talep olmaksızın, defnedilen cenazelerin mezar çevresine belirleyici olarak birkaç çıta diken ve geçici mezar başlıklarına isim yazan ve bu işlem için de acılı vatandaşlardan fahiş miktarlarda para talep eden kendilerini çıtacı olarak adlandıran kişilere yönelik Yenimahalle İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerce 06.11.2006, 01.02.2007 ve 03.02.2007 tarihlerinde uygulamalar yapıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında Eren KAYA adına 20.02.2007 tarih ve 2007/37273 Hazırlık No ile dosya açılmış olduğu,

Dolayısıyla, güvenlik görevlilerinin Özel Güvenlik Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16.maddesine ve idare ile yapılan ihaledeki teknik şartnamenin 7.3. maddesine uygun olarak görevlerini yerine getirdikleri,

Ancak, çıtacı diye tabir edilen kişilerin kolayca bu işi terk etmelerini beklemenin de kolay olmayacağı ve söz konusu şahısların tamamen alandan temizlenmesi ve daha etkin bir şekilde yetkilerini kullanmaları konusunda ilgili Daire Başkanlığına talimat verilmesinin gerektiği,

Türk Halkı, Kuran'ı Türkçesinden okuduğu halde, imamlar Türk'ün ölüsü başında Arapça dua ediyorlar. Oysa Türk vatandaşı bir gayrimüslim öldüğünde papazlar, hahamlar Türkçe dua okuyarak ölülerini toprağa veriyorlar..." iddiasına karşılık, Türk Halkının ve camilerde de imamların Kuran'ı Arapça okudukları, yapılan duaların da Türkçe yapıldığının herkes tarafından bilinen bir gerçek olmasıyla birlikte, toplumumuzdaki genel uygulamanın da bu şekilde olması, ayrıca, Karşıyaka Mezarlığındaki görevli imamların, ifadelerinde, Kuran'ı Arapça okuduklarını, daha sonra yaptıkları duanın kesinlikle Türkçe olduğunu belirtmeleri ve bu konuda yasal bir düzenlemenin de olmadığı" belirtilmektedir.

Diğer yandan, definden önce, görevli imamların, cenaze sahibinden ölüm raporu, ilçe belediyesince verilen ölüm beyan kağıdı, ücret yatırıldığına dair irsaliye kağıdı ve mezar sözleşmesini almaları ve daha sonra bu evrakları idareye teslim etmelerinin görevleri arasında olduğu, ancak, vatandaşlarımızdan, bahşiş alınmaması ya da vatandaşlarımızın kendilerine bahşiş vermemeleri gerektiği konusunda, Belediye Başkanlığımızca başlatılan soruşturma devam etmektedir. 17.4.2007

Bilgilerinizi rica ederim.

Kadir Ramazan COŞKUN

Başkan a.

Genel Sekreter 

X11 

Sevgili Bilge Ustam,

Bu gün saat 15.00 de aldığım telefonla bana şimdiye dek duyurduğun en kötü haberi ilettin.

Canının yarısının daha gittiğini ses tınılarından anlıyordum. Gerçi soğukkanlı olmaya çalışıyordun ama sen bir Hayri Balta da olsan, büyük yitiğin karşısında sarsılmaman elinde değildi.

Sevgili Meliha Ablamızdan geride kalanlarına, özellikle de sana sağlıklı uzun ömür dilemekten özge yapabileceğim bir şey yok.

Seni seviyoruz. Yalnız bırakmamaya özen göstereceğiz. Sevgiyle yaşamayı sürdür, ÇOK YAŞA!

Fevzi Günenç, 18.1.2007 

X12 

merhaba Hayri abi,

Eşinizi kaybettiğinizi duydum...

Başınız sağolsun, ne diyelim hayat....

Kendinize iyi bakın

Sağlıkla

Saygılar

Sevgiler

Nesrin Özyaycı, 18.1.2007 

X13

Hayri Abi,

Sevdiğim saydığım Sayın Hayri Balta'ya ve ailesine başsağlığı dileklerimi ve
taziyelerimi bildiririm.

Sevgili eşiniz Meliha Balta'nın bu dünyadan göçüp gitmesinden duyduğunuz
üzüntü ve kederi paylaşıyorum. 

Meliha abla'ya Allah'tan rahmet dilerim.

Saygılar

Gülten Adlaş,18.1.2007 

X14 

Sayın Balta,

Eşinizin vefatını büyük bir üzüntü içerisinde öğrendim. Üzüntünüzü paylaşır, merhumeye Tanrı'dan rahmet size ve çocuklarınıza başsağlığı dilerim. 

Orhan YALKIN, 18.1.2007 

X15 

Sevgili Bilge Balta

Güzel insan, duydum ki sevgili eşinizle aranıza bir ayrılık girmiş...

Ateş düştüğü yeri yakar derler doğrudur...

Bilirim bende yaşadım...

Sevgili Bilge'm

Size ve sizin şahsınızda ailenize, çocuklarınıza başsağlığı ve sabır diliyorum

Sevgi ve saygılarımla

Kamil Kocalar, Gaziantep, 18.1.207 

X16

Sayın doktorumuz,

Bugün Hayri Balta Bey telefonda eşini kaybettiğini söyledi. Çok üzgündü. Çünkü kendisine de geçen ay kalp pili takılmıştı. (tlf. 0312 255 92 21).

Cenaze yarın kalkacak.

Selam ve sevgiler. Mehmet TECEREN

18.1.2007 

X16

Sayın Mehmet Teceren,

Başımız sağ olsun! Hayri Balta'nın eşi iyi bir insandı, fedakardı... Allah'tan rahmet dileriz. Ankara'ya gelince sizi ararım, ama buna daha çok var. Soranlara selamımı söylersiniz. Haberleşmemizin devam etmesini isterim.

Sevgilerimle

Dr. Cengiz Buker, 19.1.207 

X17

DEĞERLİ İNSAN;

H. Bilge Balta başınız sağ olsun. Sağlıklı huzurlu bir yaşam dileklerimi
sunarım.

Rıza Karaca

YUNUS HOTEL

(0342 2211722)

NOT:

GAZİANTEP'DE YAPILACAK İŞLERİNİZ VARSA ONUR DUYARAK YAPARIM.

RIZA KARACA,19.1.2007 

X18

Sevgili Hayri abi,

Eşinize duyduğunuz derin sevgiden etkilendim.

Şimdi onun yokluğunda, yalnızlığınızda "EDEBİYAT" sizi yaşatacaktır diye düşündüm...

Yalnızlık insana başka arayışlar getiriyor ancak önemli olan değen bir uğraşı bulmanız diyebiliyorum...

Sevgiler Saygılar Antepten

Nesrin Özyaycı,19.1.2007 

X19

Saygıdeğer Hocam,

Burada okuduklarım doğru mu?

Eşinizi mi kaybettiniz?

Çok ama çok üzüldüm başınız sağ olsun sayın hocam.

Böyle durumlarda hep bu standart şey söylenir, bence çok ama çok yetersizdir ama yoktur başka bir söylem.

Ne desem nasıl ortak olsam acınıza?

Üstelik defin konusunda yaşadıklarınız utanç verici, iğrenç.

Sayın Hocam, neden bu kadar adiyiz biz, neden bu kadar dilenci bizim görevli dediklerimiz?

Bir yanda acılı bir taraf diğer yanda iğrenç yüzlü, iğrenç tavırlı din görevlileri.

Utanıyorum ülkem insanlarının bu adi ve iğrenç yaklaşımlarından.

Bu toplum nasıl böyle dilenci oldu sayın hocam, nasıl?

Bir gün sadece bir gün olumlu bir hareket, olumlu insanca bir yaklaşım görmek nasip olacak mı acaba?

Üzgünüm ama lanet olsun böylesi yobazlara ve dilencilere…

Tekrar başınız sağ olsun

TürkCelil, 24.1.2007

+

Not: Hocam, Sitem 3 gündür çalışmıyor/açılmıyor.

Sanırım Amerika merkezde onarım varmış bekliyoruz. 

X20

Değerli Dostum,

Önce sevgi sundum.

Duyarlılık göstererek acımı paylaştığın için memnun oldum.

Ne var ki biz böyleyiz.

Bu insanımsa davranışları eleştirdiğim takdirde şimşekleri üstümüze çekmekteyiz.

Biliyorsun ben de ağır bir rahatsızlık geçirmekteyim.

Duyarlılığın konusunda daha başka ne diyeyim.

Şimdi kal sağlıcakla,

Sevgiler sana…

Hayri Balta, 24.1.2007 

X21 

Çok sevdiğim ve taktır ettiğim insan, Hayrı Balta, 

Tabiat kanunu ,hanımınızın ışığı bol olsun.

Sizden çok şeyler öğrendim, öğreniyorum da. 

İslam aleminden bir şey beklemeyin ki, o zaman üzülmezsiniz. Onlar ölülerine bile sahte gözyaşı dökerler.

Sağlıklı günlere

Hudai, .1.2007 

X22

Değerli Dostum,

Önce sevgi sundum.

Ben de siz de çok şey buldum.

Size varlığınız sayesinden geleceğimden güven duydum.

 

Sadık bir dost, soylu bir ruh, aydın bir insan.

Çok azdır sizin gibi özverili yurtsever olan.

 

Şimdi kal sağlıcakla,

Sevgiler sana,

Hayri Balta, 24.1.2007

X23

Hayrı bey dostum,

Çok teşekkür ederim, beni güzel yazınızla çok mesut ettiniz.

Bizim cemiyetimizin web sayfasına girip yaptıklarımızı okuyabilirsiniz .ataturksociety .org

Mutlu ve sağlıklı günlere, bir şeye ihtiyacınız olursa lütfen yazın , çok memnun olurum.

Hudai Yavalar, 25.7.2007

 

X24

Çok saygıdeğer büyüğüm,

Başınız sağ olsun, sabırlar dilerim. Uzun ömürler sizin olsun. Yapabileceğim bir şey var ise, çekinmeden bana bildirmenizi rica edeceğim. Elimden ne gelirse, seve seve yardımcı olmaya çalışırım.

Size sonsuz saygım ile, 

X25

Dost Filiz Ergin

Çok az bulunur sizin gibi yetkin.

Duyarlılığın için teşekkür.

Dara düşersem aklıma ilkin F. Ergin gelir…

Şimdi kal sağlıcakla,

Sevgiler sana…

Hayri Balta, 24.1.2007 

X26

Değerli Ergin,

Gönüller bir olsun.

Üzme kendini.

Sağ olmamız yeterli...

HB, 24.1.2007 

X27

Hayri beyciğim,

Ellerinizden, değerli yüzünüzden doya doya öperim.

Filiz ERGİN, 24.7.2007 

X28

Hayri Bey, 

Başınız sağ olsun, çok üzüldüm. 

Bu kotu haberi TurkCelil'in gruba yolladığı ileti sayesinde öğrendim. Yani sizin yazıp yolladığınız  "EŞİMİN ÖLÜM TÖRENİNDE" başlıklı yazı gruba ve bana ulaşmadı.  Ama Celil beyin yazdıklarından anladığım kadarı ile,  başınızdan hoş olmayan bazı olaylar geçmiş.

Bu mutsuz günlerinizde acınızı paylaşıyorum.

Ayhan Onay, 24.12007

 

X29

Ayhan Dost,

Önce sevgi, saygı.

Teşekkür ederim paylaştığın için acımı.

Türk Celil’e gönderdiğimi modernturk topluluğuna da göndermişim.

Ancak, modern türke erişememişim.

Bunu e-mail deliveri açıklaması ile öğrendim. Bunun üzerine yeniden gönderdim.

Şimdi kalınız sağlıcakla,

Sevgiler, saygılar acımı paylaşana.

H: 24.1.2007 

X30

Sn Hayri Bey, 

Ben de bu mesajla haberi duymuş oldum..

Acınızı paylaşır, size, evlatlarınıza ve diğer sevenlerine başsağlığı dilerim. 

Mustafa Kemaloğlu, 25.7.207 

X31 

MÜSLÜMANLIK BU DEĞİLDİR

Elimden Geldiğince dinî konulara değinmem. Çünkü bu konularda ahkam kesecek kadar bilgili olmadığımın bilincindeyim. Çünkü dinin insanin son sığınağı olduğunun bilincindeyim.

Eğer din olmasaydı insanlar çok daha kötü olurlardı. Daha çok yanlış yaparlardı. Daha çirkin olurlardı. Çok daha fazla da umutsuz olurlardı… Bütün bunların bilincindeyim.

Ne var ki, dini gelir kaynağı olarak kullanan kimi çirkin insanlar, kötü insanlar, yanlış insanlar, istismarcılar, o güzelim inanç yolunu giderek köreltiyor, daha da köreltiyorlar…

Bunun son bir  örneğini Sevgili Ustam Avukat Yazar, Şair Bilge Balta, en acili gününde, eşini toprağa verirken yaşadı.

Lütfen onun ilgili makama yazdığı aşağıdaki dilekçeyi sabırla sonuna kadar okuyun. Sonra da yorumu siz yapın

+

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

MEZARLIKLAR MÜDÜRLÜĞÜNE

ANKARA.

25.1.2007

 

Karşıyaka mezarlığının girişinde “Mezarlık personeline bahşiş vermeyiniz” dendiği halde; ölüyü toprağa verdikten sonra görevlilerin hepsi, sineklerin leşe üşüştüğü gibi, bahşiş için ölü sahiplerinin başına üşüşüyor.

İmamlar; ölüyü toprağa vermeden önce ölüm raporunu istiyor; ama bahşiş almadan ölüm raporunu iade etmiyor… İmamlar; bahşişi az bulursa surat asıyor, suratı ile ölü sahiplerini dövüyor, ölüye ve yaptıkları işe zerre kadar saygı duymuyor. O kadar ki, görevliler,  bahşiş vermeyenlerin mezar yerini bildiren çıtaları ve geçici taşları ölü sahipleri gittikten sonra topluyorlar. Dahası toprağı yeni atılmış mezarların üzerlerinde saygısızca dolaşıp para paylaşımı yapıyorlar. Bir önemli husus daha var ki imamlar, insanlara yukardan bakıyor ve cemaati azarlıyor.

İmamlara ve görevlilere yaptıkları işin karşılığı verilmek isteniyorsa; bunun; mezar parası alırken, “mezarlık görevlileri ödeneği” adı altında mezar parasına yanında alınması daha iyi olur kanaatindeyim. . Böylece ölü başında dine aykırı (Bak:aşağıdaki ayetler…) bu bahşiş kargaşası olmaz.

Kaldı ki Kuran’da şöyle emreder: ”… de ki sizden bir ücret istemiyorum” ve yine “Sizden ücret alanların ardına düşmeyin” (K. 6/90. 10/72. 11/29 51. 25/57. 26/109., 127, 145, 164, 180. 34/47. 42/23) Daha bunun gibi onlarca ayet var.

Bir de şu var: Türk halkı bu gün kutsal kitabi Kuran’ı Türkçe’sinden okuduğu halde; imamlar Türk’ün ölüsü başında Arapça dua ediyorlar ve bundan kimse bir şey anlamıyor. Oysa Türk vatandaşı bir gayr-i Müslim öldüğünde papazlar, hahamlar Türkçe dua okuyarak ölülerini toprağa veriyor.

Hıristiyan’ın, Yahudi’nin; ya da bir Ermeni’nin, Rum’un ölüsü Türkçe dua ile toprağa veriliyor da; bir Türk’ün ölüsü, niçin anlamadığı bir dil olan Arapça ile toprağa veriliyor. Ne zaman dilimize sahip çıkacağız?, ne zaman bundan rahatsız olacağız?..

İmam ve görevlilerin; din ve ahlak dişi bu davranışlarına bir çeki düzen verilmesi ve ölü başında okudukları duaların Türkçe yapılması zamanı gelmiştir.

Mezarlığınız imamları ile görevlilerinin bu davranışları herhangi bir televizyon programında yayınlandığında; bu durumdan, en çok zararı görecek olan siz yöneticiler olacaktır. 19.1.2007

Saygılarımla,

Av. Hayri Balta

Av. Hayri BALTA,

MESA, 12. Cad. 270. Sok.

Horonkent Sitesi. 6/10

06370. BATIKENT/ANKARA

+

Daha yerim var, isterseniz gelin bu arada Sevgili Balta’nın eşi için yazdığı bir şiiri paylaşalım: 

X32

EŞİME MEKTUPLA İLAN-I AŞK

 

Bak karıcığım sen gittin

Ben yalnız kaldım buralarda

Gece yattığımda

Sana olan aşkımla

Hep sen yaşadın hatıramda

İnan buna

Üzülmeyesin diye

Bıraktım seni gurbet ele

Ama kalbim seninle.

 

Benim sevgili karim

Seninle bahtiyarım

Sensiz ne yaparım

 

Sen olmadın birkaç gün

Ne oldu bak, gör halim

Gittin gideli gitmedi gözümden

Gece gündüz hayalin

 

Ne yaptım sana ben karıcığım

Elimde ki imkânlarla

Koştum geldim yuvama

Bak sağa sola,

Bulabilir misin benim gibi koca

Dört Kasım’da düştün yola

Sorarım sana

Benden kıymetli mi idi o Ankara

 

Gördün işte her yerim yara

Yaralarımı sen sarardın ya

Bak karıcığım sen gittin

Ben yalnız kaldım buralarda

 

Sana olan aşkımla

Yatağımda dönüp durdum sağa sola

Hep sen vardın rüyalarımda..

İnan buna

 

Üzülmeyesin diye bıraktım seni gurbet ele

Fakat sen gittinse de kalbim seninle

Niçin yalnız bıraktın beni buralarda

Hiç mi acımadın bana

Neden bıraktın beni göz göz yaralarımla

 

Ne ise, gittin gelemedin

Durumundan haber vermedin

Bir mektup olsun yazmadın

Diyelim fırsat bulamadın

Ama niçin hatırlamadın

Niçin bir satir olsun mektup yazmadın?

 

Sana inanmasaydım

Sadakatine kanmasaydım

O seni götüren treni

Parçalardım

 

Sen duymadın

El alem ne dedi:

“Hayri dedi, karıcını besleyemedi…”

“Yok!” dedi öteki “iyidir Hayri…

Ama eşi Hayri’nin yaralarından bezdi…”

Bir başkası “Baltaların gelini kocasını sevmedi…”

Kimi dedi “Küstü…”

Kimi de dedi: “Aklına esti de gitti…”

Söyle karıcıcım doğrusu hangisi?

 

Bilirsin sen ben nasılım

Dedikleri gibi fena mıyım

Niçin beni üzdün

Niçin gittin

Gittin hadi

Niçin mektup yazmadın

Diyelim ki yazamadın

Başkasına da mi yazdıramazdın

Ejder’e, bilmem daha başka bildiklerine

 

Söyle, olur mu böyle

Alay mı edersin yoksa benimle

Benden kıymetli mi idi

O Ankara, o dayı, o teyze…

4.12.1957 

X33

Sevgili Fevzi,

Okudum Zafer gazetesi için yazdığın yazıyı bir eyi.

Anlıyorum, biliyorum; seviyorsun beni besbelli…

Ancak beni