|
Herkes düşünce ve kanaatlerini; söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir… Anayasa mad. 26 Şiddet çağrısı içermedikçe sözlü ve yazılı ifadeler cezalandırılamaz. Bu düşünceler şok edici bile olsa... (Yar. Gn. Kur. Kar.) GÜNCELLEME 8.2.2009
|
TABULARA, TALANA, YALANA BALTA *** Prof. Dr. İlhan Arsel'i Yitirdik
Sayın Hepsen Arsel,
Sayın Öğreticim Prof. Dr. İlhan ARSEL’in 7 Şubat 2010’da yaşamı noktaladığını Cumhuriyet’ten öğrenince neye uğradığımı şaşırdım. Doğrusu, hiç beklemiyordum.
Telefonunu beklerken Ölümünü öğrenmek, Çok zor geldi bana gerçek…
Kaybımız büyüktür milletçe. Üzüntümüz de…
İlhan Arsel’siz Nasıl aydınlanır bu ülke… Dahası yer küre…
Söyleyecek söz bulamıyorum. Size başsağlığı diliyorum. Acınızı paylaşıyorum.
Sevenler sağ olsun... Yeri nasıl doldurulsun?..
Saygılarımla, Av. Hayri Balta, 9.2.2010
(G. T. 9.2.2010)
|
Av. Hayri BALTA (EREN BİLGE)
Hayri Balta; Mahkeme kararı ile “Atatürkçü ve Aydın” unvanını alan tek kişidir... İşte karar: “Hayri Balta, Atatürkçü ve Aydın bir kimsedir!” (Gaziantep Sorgu Hakimliği. E. 1962 - K. 127/16) X
GÖNDERİLEN ÖZEL VE GENEL İLETİLER SİTEMİZ YANINDA KİTAPLARIMA ALINABİLİR...
Sorumlusu: Av. Hayri BALTA
A R Ş İ V (EN ALTTA)
|
X
|
(G. T. 8.2.2010)
IRKÇILIĞA, SÖMÜRÜYE, ŞERİATA HAYIR
FETULLAH’IN YIKICI TALİMATLARI 'MARATON'DA SONA DOĞRU!
(Mustafa MUTLU, 4 Aralık 2009’da İnternette yazdı -kısaltarak CD-)
“Yaklaşık iki yıl önce "Ayda en az bir kez okuduğum sözler" başlıklı bir yazı yazmıştım... O sözler Fethullah Gülen'e aitti ve onun ABD'ye gitmesine neden olmuştu. Aynen şunları söylüyordu Fethullah Gülen: "Adliye'de, Mülkiye'de mevcut olanlar mevcudiyetlerini korumazlarsa, arkadan gelenlerin mevcudiyetini koruyamayız. Bir taraftan o kanun ve kuralları, diğer taraftan da kanun ve kural adamı olma imajını kullanmalıyız. Yani sizi gören, 'Bunlar kurallara harfiyen riayet ediyorlar' demeli. " "Taa ilerilere gitmeli, içinde dolaşmalıyız, damarları olabilir. Cepheleri öğrenmeleri lazım arkadaşlarımızın… Hukuk sistemini didik didik etmeliler. Sistemin püf noktalarını bilmeleri lazım. Biz de çalışıp onları istifade edecekleri mevkilere getirmeliyiz. " "Dikkatli olmalıyız. Erken harekete geçersek, tepemize binerler. Durmadan hazırlanmalıyız. . Zamanı gelince, uygun boşluk bulunca maratona geçeriz. Devlet memuru arkadaşlarımız kahramanlık yapamazlar. Erken vuruş yaparlarsa dünya başlarını ezer. Bütün Anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır. " * Fethullah Gülen'in bu sözleri söylemesinin üzerinden yıllar geçti... Ama ben; unutmayayım, yumuşamayayım, gevşemeyeyim, boş bulunup da "gününü Bekleyenler" oyunlarına düşmeyeyim de az bir kez okumaya ısrarla devam ettim Müritleri; aradan geçen yıllarda Fethullah Gülen'in bu talimatlarının dışına çıkmadılar Adliye'de, Mülkiye'de mevcut olanlar, mevcudiyetlerini korudular... Hem kanun ve kuralları kullandılar (Her fırsatta demokrat kesilmeleri bunun örneğiydi) hem de kanun ve kural adamı olma imajını... Görenler; "Bunlar kurallara harfiyen riayet ediyorlar" dedi... Sonra ..."Taa ilerilere" gittiler... İçinde” dolaştılar TSK’nın, yargının, emniyetin, üniversitelerin içine sızdılar ..."Hukuk sistemini didik didik ettiler, püf noktalarını öğrendiler... " ve sonunda ..."Maratona geçtiler!" * Öyle ustaca koşuyorlar ki bu "maraton" u, kimseyi "ürkütmüyorlar!" Siyaset kurumu yıpranıyor... Adliye yıpranıyor... Mülkiye yıpranıyor... Üniversiteler yıpranıyor... Medya yıpranıyor... Ama onlar; bu toz dumanda bile ortada görünmüyorlar! Her yerdeler, her şeye hâkimler, istediklerini yapıyor ve yaptırıyorlar; ama yıpranmıyorlar! Sızan gizli soruşturmalarda, fotokopi-gerçek Belgelerde, telefon dinlemelerinde hep onların parmak izi var; ama kendileri "yok"lar! O kadar "yok" lar ki; kimse onları suçlayamıyor, eleştiremiyor, bitiremiyor! Sezar'ın hakkı Sezar'a: Oyunlarını iyi oynuyorlar. Şimdi de "Koşar adım" amaçlarına yürüyorlar... Koca Ülkenin saygın kurumları; onlara karşı, "kendilerini savunmak"tan başka hiçbir şey yapamıyor...” + Gelen iletiyi olduğu gibi aktarıyorum. Gerçekten de yavaş yavaş; kendi deyimleriyle şivey şivey ilerliyorlar. Telefon dinlemeler aldı başını gidiyor. İçki yasakları için kavgalar aldı başını gidiyor. Tutuklamalar dersen gırla; tutuklananlar niçin tutuklandıklarını bile bilmiyorlar… Toplumun her kesimi huzursuz. Sokaklar ana baba günü. Her gün bir eylem, coplar, biber gazları, genizleri yakıyor. Bu huzursuzluk Mecliste had safhada. Milletvekilleri birbirlerinin gözlüklerini, burunlarını kırıyor. Atatürkçüler, lalikler, ilericiler sinmiş sindirilmiş. Fetullahçılar bütün bunları bir kenardan ilgi ile izliyor. Erbakan’ın deyimi ile kadayıfın altının kızardığını görmekle sevinç duyuyorlar. Ancak ben inanıyorum ki sevinçleri boşuna. Bu yargı kurumu yıkılmadıkça bunların hesapları boşa çıkacaktır. Halkımız Atatürkçü yaşam tarzını benimsemiştir. Göreceksiniz ilk seçimde başa bir koalisyon hükümeti gelecektir. Boşa telaşlanmaya gerek yok; ben Atatürk’ün ruhunun yıkılamayacağın inancındayım. Av. Hayri Balta (Eren Bilge), (G:T: 8.2.2010) |
X
x
Bu site en iyi 800x600 çözünürlük ve MSIE 5.0+ ile görüntülenir.
![]()