ESİN GELDİKÇE

X

AZİZ NESİN / NE DESİN

 

1934 yılında soyadı kanunu çıktı.  Her Türk kendine bir soyadı alacaktı. Herkes kendisine, soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün  gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı.  Dünyanın en cimrileri 'eliaçık', dünyanın en korkakları 'yürekli', dünyanın en tembelleri 'çalışkan'  gibi soyadları aldılar.  Bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine 'çevikel' soyadını  almıştı.
Irkçılığın yayıldığı günler olduğundan, özellikle Türklüğü karışık olanlar ırkçılığı anlatan  soyadlarını kapışıyorlardı.  Her türlü yağmada hep sona kaldığım için güzel soyadı yağmasında da sona kaldım.  Bana, ortada böbürleneceğim bir soyadı kalmadığından, kendime 'nesin' soyadını aldım.  Herkes 'nesin' diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim. 

Aziz Nesin

Metin Uzunöz’ün iletisinden... 28.9.2008

 

... G. T. 8.9.2008 (Tıklayan)

TABULARA

TALANA 

YALANA

 BALTA

Bu bir bitki tohumudur!..

+

 IRKÇILIĞA

SÖMÜRÜYE

ŞERİATA

 HAYIR!..

+

Sorumlusu:

Av. Hayri BALTA

 

e-posta: hayri@bilgebalta.com

Site adresi: www.bilgebalta.com

+ 

Site Meter

X

 GÖNDERİLEN ÖZEL VE GENEL İLETİLER SİTEMİZ YANINDA KİTAPLARIMA ALINABİLİR...

X

1.11.2008

- Din Bölümü

- Şiir Bölümü

2.11.2008

- İlhan Arsel Bölümü

- Arif Tekin Bölümü

- Şükrü Günbulut Bölümü

- Tansel Semir Bölümü

3.11.2008

- Ebru Gülsüm Şengil Böl.

- Fevzi Günenç Bölümü

- Seçmeler Bölümü

4.11.2008

- Aydınlara Mektup Böl.

- Din Bölümü

- Fıkralar Bölümü

- Yener Balta Bölümü

8.11.2008

- Şiir Bölümü

22.11.2008

- Din Bölümü

 BÖYLE FENERE HAYIR!

Bu fener aydınlanma feneridir...

+

Fazıl Hüsnü Dağlarca Öldü

 

Hangi mahallede imam yok,

Ben orada öleceğim.

Kimse görmesin ne kadar güzel,

Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim.

 

Ölüler namına, azade ve temiz,

Meçhul denizlerde balık;

Müslüman değil miyim, haşa,

Fakat istemiyorum, kalabalık.

 

Beyaz kefenler giydirmesinler,

Sızlamasın karanlığım havada.

Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım,

Ki bütün azalarım hülyada.

 

Hiçbir dua yerine getiremez,

Benim kainatlardan uzaklığımı.

Yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar,

Çılgınca seviyorum sıcaklığımı...

Vatan, 16.10.2008 

...

G. T. 18.10.2008

(Tıklayın)

x

Hayri Balta; Türkiye’de, mahkeme kararı ile “Atatürkçü ve Aydın” unvanını alan tek kişidir...

İşte karar: “Hayri Balta, Atatürkçü ve Aydın bir kimsedir!”

(Gaziantep Sorgu Hakimliği. E. 1962 - K. 127/16)

+

TABULARA,TALANA,YALANA / BALTA                                FIKRALAR 8                                                                       

G. T. 3.11.2008                                                   (FIKRALAR 1 - 7 ARŞİVDEDİR) 

 

ATATÜRKÇÜLERİN YANILGISI…

 

Aşağıdaki yazı; www.bilgebalta.com adresli Sitemizin ARŞİV bölümünde bulunan DİN 4 (KADIN) bölümünden alınmıştır.

Dindar ile  Şeriatçı ayrımını gösterdiği ve günümüz gerçeğini dile getirdiği için sizlere gönderme gereğini duydum.

Eğer, Sitemizin belirlediğim bölümüne girerseniz Şeriatın kadın hakkındaki görüşlerinin, İslamî kaynaklara dayanılarak bütün gerçekliği ile, anlatıldığını görürsünüz…

Eren Bilge, 3.11.2008

X

Sayın Hayri bey ve diğer  yazan arkadaşlarda dikkatimi bir şey çekiyor: Niçin sürekli İslamiyet hakkında bunlar yazılıyor? ve bunun doğru bir yaklaşım olmadığını düşünüyorum.

Diğer dinleri onaylıyor musunuz da İslamiyet böyle yerlerin dibine batırılıp batırılıp  çıkartılmakta?

Hıristiyanlık Musevilik  Yahudilik çok mu doğru dinler yani?

Bu şekilde yaklaşıldığında kendi toplumumuzu aydınlatmaktan çok onların kendilerini savunmaya itmiş olmuyor muyuz?

Bu şekilde söylenenleri de kesinlikle dinlemeyeceklerdir, ki zaten öyle de...

(Tıklayın)

x

ARŞİV BÖLÜMÜ
         

x
ALLEBEN   ANILAR 1   ANILAR 2   ANILAR 3  ARSEL 1 

x

ARSEL 2  ATA BUDUR   BAY SAFIK BEKİR AĞA DİN 1

x

DİN 2 DİN 3 DİN 4 DİN 5 FIKRALAR 1

x

FIKRALAR 2  FIKRALAR 3  FIKRALAR 4  FIKRALAR 5 FIKRALAR 6

x

FIKRALAR 7 GÜNLÜK 1 LAİKLİK MEKTUP 1 MEKTUP 2

x

ÖYKÜLER 1 SAKAR ALİ SANAL KAT. SEÇMELER 1 SEÇMELER 2

x

SEÇMELER 3 SSS 1 SSS 2 SSS 3 SSS 4

x

SSS 5 SSS 6 SON NOKTA ŞİİRLERİM 1 TACA ATILAN

x

         

X

SİTEMİZİN  GÜNCELLENEN BÖLÜMÜ

ANILAR

 

ARİF TEKİN

 

ARSEL

 

AYDINLARA

 

DİN

 

EGS 

 

ERENLER

 

ESİN GELDİKÇE

 

FEVZİ  GÜNENÇ

 

FIKRALAR

 

GÜNLÜK 2

MEKTUP

 

ÖYKÜLER

 

SEÇMELER

 

SSS

 

ŞİİR

 

ŞÜKRÜ GÜNBULUT

 

TANSEL SEMİR

 

 YENER BALTA

 

YERİ GELDİKÇE 

   

X

İLHAN ARSEL  (Anayasa Profesörü)

(ARSEL 1 - 2 ARŞİV'DEDİR)

 G. T. 2.11.2008

 

İlhan. Arsel'e: "Bizi Kurtar !" diyorlar!..   

 

ŞERİATÇIYLA MÜCADELENİN

EL KİTABI

İlhan ARSEL

EY OKUYUCU

 

OLUR MU HEP ORADAN BAKMAK

BİR KERE DE DUR BURADAN BAK

SÖYLENEN, YALANSA, YANLIŞSA

DÜŞER SANA DOĞRUSUN YAZMAK

 

(NOT: BU KİTABIN ÜÇÜNCÜ BASKISI KİTAPÇILARDA SATILMAKTADIR...)

 

ŞERİATÇIYA CEVAP

...

Şeriatçılar, İslam’ın ikna ve sevgi yoluyla yerleşmiş bir din olduğunu söylerler; yalandır! İslam şeriatı, korku, dehşet ve ölüm saçarak kılıç yoluyla yerleşmiş bir dindir

İslamcılar, İslam’ın kaba kuvvetle, kılıç yoluyla değil, ikna yoluyla, fikir ve sevgi yoluyla yerleşmiş bir din olduğunu söy­lerler. Yalandır; çünkü İslam, Muhammed'le birlikte ve o tarih­ten bu yana, esas itibariyle korku, dehşet ve ölüm saçıcı usuller­le insanlara kabul ettirilmiş bir dindir.

Muhammed, bizzat ken­disi, Medine'de bulunduğu son 10 ya da 13 yıllık yaşamı boyun­ca, İslamı yayacağım diye 29 savaş yapmış, 45 çete yollamış ve bu savaşlara elinde kılıç bizzat katılmıştır.

Her ne kadar şeriatçı­lar bu savaşları "saldırı" amacına değil, fakat "savunma" amacı­na dayalı olduğunu söylerlerse de yine yalandır. Çünkü bunların hepsi, İslamı kabul etmeyenlere (müşriklere ve "kitap ehli" diye bilinen Yahudilere ve Hıristiyanlara) karşı saldırı amacıyla giri­şilmiş savaşlardır.

Medine döneminde, "müşriklere" (putatapanlara) Müslüman olmaları için iki ay süre vermiş (Taberi, Milletler ve Hükümdarlar Tarihi, Milli Eğitim Bakanlığı, 1966, c.II, s.801) ve Kuran’a, "Müşrikleri bulduğunuz yerde öldürünüz..." (Tevbe Suresi, ayet 5) şeklinde ayetler koymuştur.

Yahudilere ve Hıristiyanlara kar­şı saldırılar tertipleyerek onları İslamı kabul ya da,...

(Tıklayın)

X

ARİF TEKİN (Emekli İmam)

G. T. 2.11.2008 

 

 

 “HİÇ BİLENLE BİLMEYEN BİR OLUR MU?” (K. 39/9)¹ 

 

"SÜMERLER'DEN İSLAM'A KUTSAL KİTAPLAR  ve DİNLER"

ARİF TEKİN...

x

İKİNCİ BÖLÜM

KUTSAL KİTAPLARDA VAROLAN TANRI GÖREVLENDİRMESİNİN SÜMER'DEKİ KÖKENİ:

...

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM:

KUTSAL DINLER ÖNCESI MEZOPOTAMYA'DA DEMOKRASI, EGITIM VE ADALET:

Bilindiği gibi kutsal dinlerin önemli çıkış merkezlerinden biri Mezopotamya ve çevresidir. Bu dinlerin yazılı kaynaklarına (özellikle de Tevrat ve Kuran’a) göre bu iş İbrahim peygamberle başlamış, zaman içinde büyüyerek Kuran’la son şeklini almıştır.

Yazının icadı olsun, İlk yazılı belgeler, dünyada ilk kanunların ortaya çıktığı coğrafya ... olsun Mezopotamya olduğu için, ister istemez "Acaba kutsal kitaplardaki bilgiler gerçekten sahipleri tarafından yeni mi ortaya atılmış, yoksa kökenleri şu veya bu şekilde Sümer mitolojisine mi dayanır?" sorusu akla gelir.

İşte benzer sorulara doğru yanıt verilebilmesi  için, Muhammed'den önceki mitolojiyi, olup bitenleri bilmek gerekir. Bu bağlamda Sümerlerle ilgili bazı sosyal ve siyasal olayları -tarihi tabletlerden- derleyip bir araya getirmeye çalıştım. Kanımca bu çalışma, kutsal kitapların kökenleri hakkında önemli ölçüde yardımcı olacaktır. 

A) SUMERLER  DEMOKRASI MI UYGULUYORDU?

Mezopotamya'da yapılan kazı çalışmaları sonucu İsa’dan yaklaşık 3 bin yıl öncesi...

(Tıklayın)

X

ŞÜKRÜ GÜNBULUT (Antropolog-Çevre Mühendisi)

G. T. 2.11.2008 

 

                                                                                      

 

BEN - Bir Winnebago söylencesi: “Ölümden sonra yaşlı bir kadın, ruhları sorguya çeker. Bu sorguda kendilerini düşünenler başarısız olurlar. Yaşamakta olan yurttaşlarını düşünenler başarılı olurlar” (Lévi Strauss. Anthropologie Structurale Deux. l973. Paris, Plon. s. 238).      

Etkilendim. Başkasını düşünmek. Özveri. Bencil olmamak Yiğitlik. Bu yaşlı kadın, bencili hemen seçip çıkarıyor.

Uyandım. Hep söz şartlaması.  Toplumsal yaşam şartlaması, kültürel şartlama. Gerçeklikleri yok. Yani evren gibi, yani yokluk gibi gerçeklikleri. Bencillikle özveri aynı değerde evren için ve yokluk için. Ama dar kafalıların hemen hepsi özveriyi tutar.

Bugün Somut’da Haldun Taner “Hiçbir zaman bencil ve ben iddiasında olmadım. Ben, insanın olgunluğunu, alçak gönüllüğüne bağlarım. Daha çok, paraya yönelinen dünyada ben iyiye yöneldim. Şaşılacak bir duygu ve fikir disiplini içinde yaşarım. Sağolsunlar, ömrüm boyunca bana büyük mevkiler teklif ettiler. Kendim kalabilmek için hiçbirini kabul etmedim” diyor.

Boş konuşuyor. Ben iddiasında bulunmaz görünüyor (Ben iddiasında bulunmak...

(Tıklayın...)

X

Ebru Gülsüm Şengil

(Yazar, Tercüman)

G. T.  3.11,2008.

ÜSKÜDAR…

 

Bir gecikmiş kış öğle ayazı

Yetişmek için çıkmışken Üsküdar vapuruna

Aptesli robocoplar kılacak Cuma namazı

 

Yürüdük meydana masum amaçlarla.

Taze çıtır simitlerin kokusu sardı ıslak iskele ayağını

Ve o ayağın dibinde  ocuklar vardı.

 

Belli ki üçü de kardeş, tinerci

Neden hep fakir aile çocukları kaçar evlerinden?

Zengin çocukları aptal mı?

Bilmem ki...

 

Bunları düşünedururken bir itiş kakış arası,

Salladılar tahta iskeleyi herkes üzerinden atladı.

                                 *    *    *

Cami avlusunda ayakları çıplak bir adam:

Çırpınır: “Yemin ederim! Vallahi de billahi de karnım aç!”

İnsan niye açlığına şahit toplar anlayamam…

Bir türlü anlayamam ki...

 

Hemen önünde köy çocukları için para toplayan kibar ev ...

 (Tıklayın...)

 

FEVZİ  GÜNENÇ  Yazar, Em. Öğretmen)

G. T. 3.11,2008. 

 

SATIR ARASI

   -----------------   

BAĞIŞLA BENİ F KLAVYE

 

Eskiden bilgisayarım macintosh’tu. Macintoshlarda F klave kullanılır. O nedenle ben de F klavye ile yazmaya alışmıştım. Böylesi işime de gelirdi. Uzun yıllar kullandığım daktilolarım da hep F klavyeydi de onun için.

Zaman geldi macintohların fiyatı aldı başını gitti. AKP’nin hükûmet ettiği bir Türkiye’de 500 lira ile geçinmeye mahkûm edilen yazarlar her halde 5 milyarlık macintohları kullanamazlardı. Böylece ben de PC’ci oldum. Onlar daha elverişliydi keseye.

Gel gör ki bu PC’lerin klavyeleri F ile başlamıyor. Q ile başlıyor. Ne yapacaksın, umarsız Q’ya alışmaya çalıştım. Önceleri, bebeklerin teti-teti yürümesi gibi düşündüğüm, tasarladığım cümlelerin ardından yetişemiyordum.

Zaman içinde iyi kötü uyum gösterdim Q klavyeye. Her ne kadar F klavyedeki gibi parmaklarım kanatlanıp uçmuyorsa da yine de yazmayı tasarladıklarımın peşinden yetişebiliyorum artık iyi kötü.

Geçen gün resim altları yazmak için dergiye uğramam gerekti. Karşıma F klavye...

 (Tıklayın...)

X

TANSEL SEMİR (GENÇ FİLOZOF : Öğrenci)

G. T. 2.11.2008. 

Bütün Yazıları için: http://tanselsemir.blogspot.com'u tıklayınız...        

ALLAH YOK TOPLUM VAR

 

Bugüne değin üç yüz milyona yakın tanrının varlığı saptanmış durumda.

Bugün bu tanrılar karşımıza tek tanrı olarak çıkmaktadır.

Bunca tanrı yok olup giderken, onlardan geriye öyküler kaldı.

Olmayan bir tanrıyla konuşanlar, ondan istekte bulunanlar, onu çıkarlarına araç edenler; düşünemeyen, üretemeyen, paylaşamayan, sevemeyenlerdir.

Tasarladıkları tanrıya inanmış görünenler, topluma düşman olan, toplumu yok sayanlardır. Yok olmayı kabullenemeyenlerin sonsuz haz isteklerinin altında toplumu yok etmek, bireyci çıkarlara konmak vardır.

Bireyci çıkarlar için tanrıya inanmış görünenler her türlü olumsuzluğun kaynağıdırlar.

Tanrı adı altında sömürmek, hükmetmek, sahiplenmek isteyen çıkarcılar, cennette; üretmeden, emek harcamadan uyuştukça uyuşacakları bir yaşamı özlemektedirler.

Cennet, çıkarcıların uyuşma, düşünmeme, üretmeme, paylaşmama, sevmeme alanıdır. Çıkarlarda birleşenler cennette beraber olmak isterler.

Cehennem, çıkarcılarla savaşanların yeridir.

Oh ne iyi... Yalan yalan üstüne, o yalan da ötekinin üstüne… Yalanın sonu nasılsa...

(Tıklayın...)

X

YENER BALTA  (GRAFİK TASARIMCI...)

G. T. 4.11.2008 

ACILI BİR SES

 

İş yerinde ki yoğun sesten midir nedir, aslında müziksiz geçmeyen bir anımı, niyeyse eve geldiğimde sessizlik kaplasın istiyorum. Zihnim yoruluyor sanrım, sessizlik istiyorum.

Televizyonun sesine tahammül edemediğim gibi, bir film izlemek için televizyonun karşısına geçtiğimde filimden çok reklam izlemek zorunda kalıyor, film süresi kadar reklam izlettiriyorlar zorla.

Yaygaracı haber sunucuları! Daha çok izlenme kaygısı ile şişirdikleri haber programları. Bazı gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinden kalır yanı olmayan, haber diye niteledikleri yetmiyormuş gibi, görüntüleri de şişirip duruyorlar tekrar tekrar. Hiç cazip gelmiyor bana. Aklı başında haberi verip geçen kanallar haber almam için yetiyor.

Sessizliği dinlemek de bazen yorucu oluyor. O yalınlığın, o dinginliğin, o yalnızlığın tanımı olan sessizliğin tam ortasını yarıp geçiyor o acı ağıt sesi! Nedir, kimdir, nedendir, bilmiyorum!..

Sokaktan geçen araba sesleri azalıyor akşamın ilerleyen saatlerinde. Zaten çok...

(Tıklayın...)

X

AŞAĞIDAKİLER

 Av. HAYRİ BALTA (EREN BİLGE )'NINDIR...

+

ANILAR - 4

(ANILAR 1, 2 ve 3 ARŞİVDEDİR...)

G. T. 9.10.2008. 

 

 KOMÜNİSTLİK VE DİNSİZLİĞİM NEREDEN GELMEKTEDİR 

...

AMERİKAN HASTANESİNDEN AYRILIŞ

 

Amerikan Hastanesinde çalışmaya başlayalı 5 yıl olmuş. Ama şimdi sendikaya üye olduğum için işten ayrılmaya zorlanıyorum. Hastane müdürü resmen: “Biz seni işten atarsak, bir daha hiçbir yerde iş bulamazsın!” diyor.

Burada yanıldım, “Buyrun beni işten atın!” demiş olsaydım 5 yıllık kıdem tazminatı yanında diğer yasal haklarımla elime epey para geçecekti. Bu parayla elbette bir iş yapardım. Hiçbir iş yapmasaydım bu para beni 5-6 ay idare ederdi.

Ancak ben Hastanede işe başladığımdan bu yana huzursuzdum. Huzursuzluğumun nedeni sabahları altıda kalkıp; banyo, el yüz temizliği, kahvaltı  falan  saat 7’de işbaşı yapmak zorunda oluşum idi. Milli Eğitim Müdürlüğünde çalışırken saat 9’da işbaşı yapıyordum. Dergi, gazete, kitap okumak için bol bol zamanım oluyordu. Oysa Hastanede böyle bir vaktim olmuyordu. Uykudan uyanıp alelacele temizlik, kahvaltı ve 7’de işbaşı derken bana okumak için zaman kalmıyordu. Bu da beni çok rahatsız ediyordu.

Bu rahatsızlığa 5 yıl katlandım. Tutarlı bir mesleğim yoktu, beni geçindirecek mal...

(Tıklayın)

X

AYDINLARA MEKTUP 

G. T. 4.11.2008 

Bu cocuk, canlı bomba...

 

CUMHURİYET YAZARLARINA

Sayın Hikmet Çetinkaya ve Mustafa Ekmekçi,

Cumhuriyet Gazetesi Yazarları,

ANKARA

 

Önce her ikinize de saygı, sevgi...

Bu mektubu ayrı ayrı yazamadığım için her ikinizden de özür dilerim. Ne var ki her ikinizin de aynı gazetede yazmış olması ve Atatürkçü kişiliğinizi yazılarınızdan ilgi ile izlediğim için bu şekilde yazıyorum. Biraz da sağlık durumum nedeniyle her ikinize birden yazma ve işi bir mektupla halletme zorunluluğu var...

28.3.1990 tarihinde Gaziantep'te BUGÜN gazetesinde günlük yazdığım sıralarda bu konuyu işlemiştim.

Bilindiği gibi şeriatçı kesim, Cumhuriyetimizi yıkmak için, yeni düzencilerle, ikinci cumhuriyetçilerle, ırkçı Kürtçülerle, ırkçı Türkçüler el birliği ederek Mustafa Kemal'i yıpratmaya çalışırken; Şeriatçılar da; Son Mesaj başlıklı uydurma bir mesaj verdirerek O’nun laik niteliğini ortadan kaldırmak istiyorlar

Örneğin ekte sunduğum "ATATÜRK'ÜN SON MESAJI" ki şudur:

"Bütün dünya Müslümanları Allah'ın son peygamberi Hz. Muhammet'in gösterdiği yolu takip etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammet'i örnek almalı. İslamiyet'in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira insanlar, ancak bu şekilde kurtulabilir ve kalkınabilir."

Atatürk, komaya girdikten sonra, ölümünden 15 gün önce kendine geldiğinde bu sözleri söylemiş ve bu mesaj Dışişleri kanalıyla da bütün dünyaya gönderilmişmiş. Bu açıklamalar 1988 yılı Atatürk'ü Anma Haftasında TRT'nin "Din bir vicdan meselesidir" adlı programında yapılmıştır…

"ATATÜRK'ÜN SON MESAJI" adı verilen bu mesaj, ilk olarak, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Hanif Fauk'un "Atatürk Urduca Yayınlarda" adlı kitabında yayınlanmıştır (s. 102).

Adı geçen, "SON MESAJ" adını verdiği bu uydurmasının altına not düşmeyi de...

(Tıklayın)

X

DİN 6

(DİN 1- 5 İÇİN ARŞİVDEDİR.)

G. T. 22.11.2008 

RECM

TANRISAL YAKINLIK

1. GİRİŞ

2. TANRI’YA YAKIN OLMAK!

3. TANRI NEDİR?

4. TANRI NEREDEDİR?

5. TANRI SÖZÜ NE DEMEKTİR?

6. BİLİNMEYEN TANRI’DAN BİLİNEN TANRI’YA…

7. NEREDEN GELDİK NEREYE GİDİYORUZ?

+ 

...

2. TANRI’YA YAKIN OLMAK!

YAKÎN KONUSU: (İLMEL YÂKÎN - ÂYNEL YAKÎN - HAKK'EL YAKİN)

 

...

İnsan-ı Kâmil mertebesi; Allah’a yakınlık mertebesidir ki bunu kimseler bilmez.

İnsanı kâmil mertebesindekiler takiye yoluna gitmez.

Bu kişiler; asılsalar bile sözünü esirgemez...

Bu mertebedekilerin gözü Allah'tan (Doğru dürüst yaşam…) başka bir şey görmez…

 

Bunlar "Allah'ın gören gözü, duyan kulağı, söyleyen dili" (Hadis) olurlar…

Hallacı Mansur, Nesimi ve benzerleri bu yola baş koydular…

 

Tasavvuf ilminde bu kişilere Allah'ın velileri denir.

Allah'ın velileri hakkında Kuran'da şöyle söylenir:

"İyi bilin ki Veliler, Allah'ın  dostları olup korku nedir bilmezler…” (K. 10/62)

 

Burada Allah’tan murat: Ahlak, akıl, bilim, sağduyu, vicdan ve de erdemli yaşamdır…

Allah; sayı olarak, kavram olarak yalnız bir varlığı kapsamaz, Allah kavramının kapsadığı sayısız simgesel anlatımlar vardır.

 

Çocuğun velisi nasıl çocuğu korursa; Tanrı’nın velileri de Tanrı’yı korur....

(Tıklayın)

X

ERENLER - SEZENLER

G. T. 1.10.2008 

  ŞEHİTLERİMİZ

 

Can YÜCELDEN aşk üzerine bir şiir,

paylaşırım... 

Vicdan Kayır’dan, 29.9.2008.

(Kendisine teşekkür… HB)

 

BAĞLANMAYACAKSIN...

 

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.

 

Yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

 

Çok sevmeyeceksin mesela.

O daha az severse kırılırsın.

Ve zaten genellikle

O daha az sever seni,

Senin O'nu sevdiğinden.

 

Çok sevmezsen, çok acımazsın.

Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...

Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

Senin değillermiş gibi davranacaksın.

 

Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.

 

Çok eşyan olmayacak mesela evinde.

Paldır küldür yürüyebileceksin.

İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,

Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.

 

Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları...

Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.

"O benim." diyeceksin.

 

Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin... ...

(Tıklayın)

X

GÜNLÜK 2

(GÜNLÜKLER 1 ARŞİVDEDİR)

G. T. 18.10.2008 

 

(YENİDEN DOĞUŞ SANCILARI...)

...

YOKSULLUK ve CEHALET İÇİNDE BİR YAŞAM

 

Bir aile düşünün ki sıfırın altında 6 derecede soğukta; evinde odun, kömür adına bir şey bulunmaya. Ev kirasını, elektrik ve su parasını ödeyememiş buluna. Tanıdıklarına, dost ve akrabalarına 600 lirayı aşkın borçlu buluna. Aldığı aylık ücret de 200 lira ola. Yani aylık ücretinin üç katı borç altında kıvrana. Çalıştığı işyeri de Vasıf Güllü’nün baklavacı dükkanında tezgahtarlık ola…

Üstelik evinde ağza atacak bir şey bulunmaya. Bulgur, simit gibi zorunlu malzemelerin tanesi bile yok… İki aylık bebeği için süt tozu bile alamıyor…

Hiç böyle bir aile reisi Menderes’in geçirdiği uçak kazasında ölmesini ister mi? Niçin istemez? Kendisinden hesap sormak için. Hiç olmazsa yakasına yapışıp: “Nedir bu halimiz?”  demek için…

İyi ki ölmedi şu uçak kazasında. Ölseydi uçak kazasında bir şehit, bir kahraman olacaktı…

+

Ben ailecek bu durumda yaşarken kız kardeşim Aysel’in okuldaki rahat davranışı...

(Tıklayın)

X

MEKTUP 3

(MEKTUP 1- 2  ARŞİVDEDİR)

G. T. 22.10.2008

 

Saygıdeğer …

Önce saygı, sevgi diyem.

 

Konu başlığı ile fotoğrafımı gönderiyorum.

Bunun yanında site adresimi veriyorum.

 

Site adresim: www.bilgebalta.com'dur.

Sitemin Arşiv bölümü ilginizi çekecek konularla doludur.

 

Ayrıca GÜNCELLENEN BÖLÜMLER'deki yazılar da ilgi çekicidir.

Bundan böyle güncellenen bölümlere girecek yazılardan size de gönderilecektir.

 

Bunlar bilgi için olacaktır.

Yalnızca beğeninize gidenler olursa yayınlanacaktır.

 

Gönderdiklerimi yayınlama zorunluluğunuz yoktur.

Adresinizi verdiğim Sitem'de ilginizi çekecek yazılar çoktur.

 

İlginizi çekenleri yayınlayabilirsiniz.

Bilmek istedikleriniz varsa bana sorabilirsiniz...

 

Şimdi kalınız sağlıcakla,

Yeniden saygılar, sevgiler sunar size

Av. Hayri Balta, 22.10.2008...

(Tıklayın)

X

   ÖYKÜLER 2

G. T. 3.10.2008 

 

(ÖYKÜLER 1 ARŞİVDEDİR)

 

ÖYKÜ GİBİ

 

Yaşadığım bir olayı olduğu gibi yansıtacağım. Bazen gerçek ile öykü karışır. Aslında yurdumuzda bu tür olaylar yaşanmaktadır ve yaşanılan olaylar geleceğin büyük romanlarının dokümanı olmaktadır.

Bilindiği gibi okumaya 34 yaşında başladım. Gündüz çalıştım gece okudum. Ders notlarıma ayakta, sokakta, yatakta, mutfakta çalıştım. Çoğu kez tuvalette göz attım ders notlanma. Demek istediğim kolay olmadı. Bu zorluğu 4 yıl Akşam Ortaokulunda, 4 yıl Akşam Lisesinde çektim. Şimdi de Ankara Hukuk Fakultesi  3. sınıftayım.

Okulumuz gündüzleri öğretim' yapıyor. Ben ise gündüzleri çalışıyorum. Okulda öğrenim sürerken ben bakıp duruyorum, gidemiyorum. Ancak yıllık ücretli izinlerimde derse devam edebiliyorum.   O da 25 gün…

Şimdi yıllık iznimi kullanıyorum. Zaman çok önemli. Her geçen gün yıllık iznimden geçiyor.. İzin bitince işbaşı. Ne var ki öğrenci olayları bizleri dersten alıkoyuyor. Gün geçmiyor ki okulda olay çıkmasın.

îkinci dersi bitirmiştik ki militan öğrenciler içeri girdi! «Arkadaşlar, 1. sınıfta olay...

(Tıklayın)